Hangi fotoğraf makinesi?

Konuyla ilgili uzman kişi olarak görülüp ara sıra şu soruyla karşılaşıyorum: “fotoğraf makinesi almak istiyorum, ne alsam?” Fotoğraf çekmenin genel kurallarını, manuel ayarlı bir makineyle nasıl fotoğraf çekileceğini, kompozisyonda dikkat edilecekleri sorsanız seve seve hemen anlatayım ama iş makinelere gelince bir durup araşırmam gerekiyor. O kadar çok model çıkıyor ki, takip etmek imkansız. Ve bu sorunun cevabı kişiye göre çok değişken.

Çoğu kişi uzaktan bakınca dslr dediğimiz manuel ayarlar yapmaya izin veren, objektifi değişebilen makineleri hayal ediyor. Sanırım fiyatlarının eskiye göre ucuzlaması ve fotoğraf çeken kişiyi havalı(!?) göstermesi bunun başlıca sebepleri. Oysa kendim de böyle bir makine kullanmama rağmen dezavantajları olduğunu söylemeliyim. Ağır ve büyük olması, genellikle kit objektiflerin çok kaliteli olmaması, objektiflerin kalitesi arttıkça fiyatının da artmasını sıralayabilirim. Böyle bir makine alıp, bir süre sonra taşımaktan yorulduğunuz, ayarlar yapmaktan sıkıldığınız için kenara atma ihtimaliniz azıcık da olsa varsa, biraz daha düşünün. Oysa cebinize atabildiğiniz büyüklükte bir fotoğraf makinesiyle de çok güzel anlar yakalayabilirsiniz. Küçük ama boyundan büyük işler beceren modeller bulmak mümkün günümüzde.

Fotoğraf makinesi almak istiyorsanız ihtiyaçlarınızı ve bu makineyle yapmak istediklerinizi belirleyin. Benim gibi fotoğrafla geçimini sürdüren biri için tabii ki ekipman yatırımı önemli. Ama gündelik hayatta telefonunuzla bile etkileyici fotoğraflar çekebilirsiniz. Özellikle iPhone ile çekip, bir de düzenlemek için birkaç uygulama indirdiğinizde çektiğiniz fotoğrafı ne kadar değiştirebildiğinizi görebilirsiniz. Bilgisayarda photoshop ile yapabildiğiniz bir çok şeyi çok daha pratik bir şekilde yapabileceğiniz uygulamalar iphone için mevcut ama bu başka bir yazının konusu olacak. Bir de son günlerin popüler uygulaması “Instagram” var ki hem pratik hem de fotoğrafla sosyalleşebileceğiniz bir ortam sunuyor. Instagram için çok kişiden duyduğum yorum “en sıradan fotoğrafı bile etkileyici hale getirdiği” yönünde ama ben buna pek katılmıyorum. Evet farklı filtrelerle fotoğraflar bambaşka bir hal alıyor ama bu onun çok etkileyici bir fotoğraf olduğu anlamına gelmiyor. Bu arada iPhone ile çok etkileyici fotoğraflar çeken, hatta “sadece iPhone ile” çekim yapan fotoğrafçılar var. Bu kişiler instagram, flickr gibi platformlarda da kendilerini belli ediyor. Özellikle sokak fotoğrafçılığı konusunda bu şekilde çekilmiş çok etkileyici fotoğraflar gördüğümü belirtmeliyim.

Yani sonuçta elinizdeki ne olursa olsun sonucu belirleyen gözleriniz ve ekrana ya da deklanşöre dokunduğunuz andır. İyi fotoğrafçıları takip etmek, güzel fotoğraflara bakmak, nasıl çekilmiş diye merak edip incelemek, araştırmak ve sürekli deneme yapmak gözünüzü ve tekniğinizi geliştirir. Fotoğraf çekmek isteyenlere en büyük tavsiyem budur :) Fotoğraf tutkunu olduğunuzda yanınızda makineniz olmasa bile etrafa vizörden bakıyormuş hissine kapılacağınızdan eminim.

Bu ilk “faydalı bilgiler” konulu yazımı da devasa makinemle değil iPhone ile çektiğim fotoğraflarla bitirmek istiyorum. Mayıs sonunda oğlumla çıktığımız tatilde gerçekten tatil yapmak, büyük bir ağırlık taşımaktan ağrıyan boynumu ve titreyen bileklerimi de dinlendirmek istedim ve yanıma fotoğraf makinemi almadım. Çektiklerimi Instagram üzerinden yayınladım. Böylece hem bizimle gelemeyen babamızın hasretini gidermiş olduk hem de ben istediğim gibi tatil yapabildim :)