Enes ve Eren 4 yaşında!


Çok sevdiğin ve bir zamanlar çok sık görüştüğün arkadaşlarını bir zaman sonra hiç göremez olmak ama 5-6 sene (belki de daha fazla) geçtikten sonra bile araya o kadar süre hiç girmemiş gibi muhabbet edebilmek, gülebilmek, güzel anlarını paylaşmak istemek… hem de hayatlarımızda çok şey değişmesine rağmen. Ne güzel şey kaldığın yerden devam edebilmek…

Ekin ve Yasin, iyi ki çocukların fotoğrafını çeker misin diye sordunuz ve o şenlikli kutlama gününde beni çağırdınız. Yoksa araya daha ne kadar zaman girerdi ve belki de çocuklardan birinin düğününde görüşürdük. Fotoğraf bahane, eski dostlarla ve yeni miniklerle görüşmek şahane :)

Enes ve Eren, iyi ki doğdunuz. Nice sağlıklı ve mutlu yıllar diliyorum size. Çok çok görüşelim bundan sonra tamam mı? :)  Kocaman öpücükler benden o güzel yanaklarınıza.

Çağla

23! Yanlış mı hesapladım diye bir daha saydım. Önce parmak hesabı yaptım, emin olamayınca Excel’de yılları yazdım. Doğru resmen. Dile kolay geliyor ama tam 23 yıl önce okul sıralarında tanışmıştık Alper’le. Ne haylazdı ne haylazdı anlatamam. Güzel günlerdi :) İnsan her detayı hatırlamakta güçlük çekiyor. İşte bu yüzden zamanda yolculuk yapabilmek isterdim. Ya da sihirli bir küre olsaydı ve geçmişte bir günü film gibi seyredebilseydik :)

O zamanlar “büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna “astronot, arkeolog, mimar” gibi cevaplar verip birbiriyle hiç ilgisi olmayan mesleklerin hayalini kurardım. Büyüyünce olan şey ise ekonomi eğitimi almam ve şimdilerde fotoğrafçılık yapmam :) Hayallerimiz de değişebilir değil mi? Değişim güzeldir. 20 sene önce fotoğrafçı olacağım hayallerimin ve aklımın kıyısından geçmezken, bu işi yapmaya başladığımda da bu kadar özel arkadaşlarımın böyle güzel anlarına şahit olacağımı düşünmemiştim. Anlatılmaz bir duygu. 23 yıllık arkadaşımla birkaç sene önce facebook sayesinde tekrar iletişim kurmak, eşiyle tanışmak, sonra da bebeğinin doğumuna şahit olmak…

Haylaz çocukluk zamanlarını bildiğim Alper’in ve tatlı eşi Lale’nin çok ama çok güzel bir kızı oldu. Ben de onun doğumuna şahit oldum. Fotoğraflarını çekmek büyük mutluluktu benim için. Alper, Çağla’nın doğumunun hayatlarında yeni bir çağın başlangıcı olduğunu söyledi. İsmi de buna uyuyordu. Çağ+Lale+Alper=ÇAĞLA! İsmini bunu düşünerek seçmemişler ama güzel bir tesadüf olmuş.

Çağla’nın doğumunda bir başka güzel tesadüf daha vardı. Doğumu gerçekleştiren doktor da Lale’nin ilkokul arkadaşıymış. Doktor, annenin; ben, babanın çocukluk arkadaşı :) Biri doğumu gerçekleştiriyor, diğeri o mucizeyi sonsuzluğa taşıyor!

Ve aşağıda en çok hoşuma giden anlardan bir derleme. Bebişimizin büyük anneannesi, yani Lale’nin anneannesinin Çağla ile karşılaşma anları. Doğum öncesi konuşurken bir şey söyledi: “Lale benim elimde büyüdüğü için onun doğumu benim için farklı, daha fazla heyecanlanıyorum.” Tüm aile üyeleri çok tatlıydı ama ben anneanneye ayrıca bayıldım, o yüzden hikayemde onun fotoğraflarına yer vermek istedim.

Çağla’cığım, sana sağlıklı, mutlu ve uzun bir ömür diliyorum. Umarım 23 yaşına geldiğinde ve daha sonrasında da fotoğraflarını çekebilirim. Yüzün hep gülsün.

iyi ki doğdun Irmak!

Geçen yıl 19 Şubat Cuma gününe denk geliyordu. O günün akşamında işyerinde aynı masa etrafında çalışan herkese birden bir mesaj geldi. Güzel bebişimiz Irmak’ın doğumunu müjdeleyen bir mesajdı bu ve hepimiz şaşkınlık, heyecan, tedirginlik ama mutlulukla dolu bir telaşa kapıldık. Şeyda’yı 1 hafta önce doğum iznine gönderdiğimiz için bebeğin doğumuna daha birkaç hafta var diye düşünüyorduk ama Irmak Hanım aceleci çıkmıştı. Bebeğin ve annesinin sağlıklı olduğunu öğrenince işi gücü bırakıp sevince boğulmuştuk. Cuma gecesi hesap kitap yapmaktan daha önemli şeyler olduğunu hatırlatıyordu Irmak belki de bize. Bir hayat vardı dışarda, hayata merhaba demek için acele eden bir minik kalp vardı, onu heyecanla bekleyen bir ailesi vardı. Sağlıkla dünyaya geldi, hızlıca büyüdü, güzel bir prenses oldu.

Bu yıl 19 Şubat’ta Irmak’ın 1 yaş doğum günü partisinde beraberdik tüm dostlar. Bol çocuklu, şenlikli bir kutlama yaptık. Narin kızımız Irmak başta nazlansa da bir ara kollarıma geldi ve kendisini sevip koklama fırsatını buldum. Güzel prensesim, daha nice sağlıklı ve bol kahkahalı doğum günleri diliyorum sana. Umarım her doğum gününde birlikte oluruz ve annenle “ne çabuk büyüdüler, daha dün kucağımızdaydılar” cümlesini mutluluk içinde söyleriz.