Deniz

Deniz’i anlatmadan önce annesini, annesini anlatmadan önce de teyzesini anlatmalıyım. Deniz’in teyzesi Gamze beni hiç görmeden, hiç tanımadan öyle güzel işler yapmamı sağladı ki ona ne kadar teşekkür etsem az. Hakkımda hep güzel şeyler söylediğini biliyorum, kuşlardan alıyorum haberleri :) Çok sayıda telefon konuşması yaptık değişik sebeplerle ama bir türlü buluşup görüşemedik. Doğumdan haftalar önce kardeşi Hande ile buluştuk. Ne güzel bir gündü. Güneş pırıl pırıldı ve ben güzel bir anne adayıyla bir kahve muhabbetinde bir araya geldim. Sanki ilk tanışıyor gibi değil de eski arkadaşmışız gibi konuşuk havadan, sudan, bebekten, benim bu mesleğe nasıl başladığımdan ve Hande’nin annelik hayallerinden. Bir süre sonra da evde hamile çekimi gerçekleştirdik. Harika manzaralı teraslarında ve bebişin odasında çok güzel kareler yarattık. Çok eğlendik, çok güldük ve muhabbete o kadar daldık ki zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Saate baktığımda çok geç olmuştu. Yanlarından ayrıldığımda Deniz’in doğumunu çekmek için sabırsızlandım. O kadar tatlılardı ki, kendi ailemden biri doğum yapacakmış gibi heyecanlandım.

Ancak Deniz’in doğum anını maalesef çekemedim. İlk kaçırdığım doğum anı olarak anılarım arasında yerini aldı küçük Deniz’in hikayesi. Kontrol için gittikleri hastaneden o kadar hızlı bir şekilde sezaryene alınmış ki rekor denebilecek bir sürede hastanede olmama rağmen ameliyathane bölümünü kaçırdım. Kalbim küt küt atarak fırladım ama evden çıktığım dakikalarda doğmuş zaten. Bebek odasına yetiştim. Deniz  ve annesinin sağlıklı olmalarıydı önemli olan. Herşeyin yolunda olduğunu öğrendiğimde içim rahatladı. Sonra çok güzel fotoğraflar çektik. Buyrun seyreyleyin birkaç tanesini.

Güzel Denizcik iyi ki doğdun. Sayende teyzeciğin ve anneciğinle tanıştım, çok güzel dostlarım oldu. Sana sağlıklı, mutlu, şanslı bir ömür diliyorum. O kadar tatlı bir ailen var ki seni el üstünde tutacaklarına, çook mutlu edeceklerine eminim. Ben de ara sıra koklamaya geleceğim seni :)

Enes ve Eren 4 yaşında!


Çok sevdiğin ve bir zamanlar çok sık görüştüğün arkadaşlarını bir zaman sonra hiç göremez olmak ama 5-6 sene (belki de daha fazla) geçtikten sonra bile araya o kadar süre hiç girmemiş gibi muhabbet edebilmek, gülebilmek, güzel anlarını paylaşmak istemek… hem de hayatlarımızda çok şey değişmesine rağmen. Ne güzel şey kaldığın yerden devam edebilmek…

Ekin ve Yasin, iyi ki çocukların fotoğrafını çeker misin diye sordunuz ve o şenlikli kutlama gününde beni çağırdınız. Yoksa araya daha ne kadar zaman girerdi ve belki de çocuklardan birinin düğününde görüşürdük. Fotoğraf bahane, eski dostlarla ve yeni miniklerle görüşmek şahane :)

Enes ve Eren, iyi ki doğdunuz. Nice sağlıklı ve mutlu yıllar diliyorum size. Çok çok görüşelim bundan sonra tamam mı? :)  Kocaman öpücükler benden o güzel yanaklarınıza.

İdil

Bugüne kadar doğum fotoğrafları için çoğunlukla annelerden, birkaç tane de babadan telefon/mail aldım. Şu bir gerçek ki anneler fotoğrafa babalardan daha meraklı ve istekli oluyor. İdil’in doğumunda durum biraz farklıydı. Bebişimizin anneannesi Asuman Hanım’la yaptım ilk telefon görüşmemi. Sonra görüştük, tanıştık, hemen ısındık birbirimize. Asude’nin karnı kocaman olmuştu ve son günlerin heyecanını yaşıyordu. Kuzunun cicili bicili odasında anneannenin çok emeği vardı. Doğumun olacağı gün hastane odasında neler döktürdü Asuman Hanım. Sanki bebek odası süslemecisi gibi çalıştı. Heyecanını yatıştırmak için 1 saniye bile boş durmadı.

Sonunda tatlı melek aramıza katıldı, herşey yolundaydı, sağlıklıydı ve çok güzeldi.

Ben yine güne güzel bir melekle başlamış olmanın mutluluğuyla yanlarından ayrıldım. İdil’e tatlı ailesiyle sağlıklı, şanslı, mutlu, uzun bir ömür diliyorum…

Çınar

Koştura koştura gittiğim ve tüm şaşkınlığıma rağmen doğum anına yetiştiğim bir hikaye bu. Her şey o kadar hızlı ilerlemişti ki, aslında bu doğumu çekecek olan bir başka doğum fotoğrafçısı arkadaşımdı. Önce yanlış hastaneye gidip doğumhanesine koşarak girecekken yanlış yerde olduğumu fark edip doğru hastaneye gittim. Bütün bu yetişmeme engel olabilecek şaşkınlığıma rağmen doğum anı fotoğraflarını kaçırmadım. Dünya tatlısı bir bebek ve yine güzel insanlarla tanıştım. Meğer ortak bir sürü arkadaşımız varmış da bizim tanışmamız için tatlı Çınar’ın doğması gerekiyormuş.

Beni hep Başak’la Kemal’in birbirlerine baktıkları anlar etkiledi sanırım. Bir baktım seçtiğim fotoğraflar hep o anlardan oluşuyor. Çınar böyle bir aşkın içinde büyüyeceği için çok şanslı.

Sağlıkla büyü Çınar, güzel ailenle birlikte uzun ve mutlu bir ömür diliyorum sana.

iyi ki doğdun Lara :)

Laracık,

Bu yazı senin için. Çok zor kelimelere dökmek hislerimi. Geçen sene de zor olmuştu. İlk kez bir bebeğin doğumuna şahit oldum sayende. Ben de bir anneyim, oğlumun doğduğu anı gördüm ama hikayenin ana kahramanı olmak başka, izlemek başka. İzlerken fotoğraf çekmek bambaşka. Kalbimin pır pır atışını, ya oracıkta heyecandan küt diye düşüp bayılırsam korkusuyla bütün gece uyuyamayışımı, senin sağlıkla gelmen için dua edişimi, anneni doğuma uğurlayışımızı, herkesin heyecanla seni beklemesini unutamayacağım. Her anını hem hafızamda hem de fotoğraf karelerimde saklayacağım o günün. Hala bütün detayları çok net hatırlarken sen ne zaman 1 yaşına geldin? Seni yumuk gözlü halinden pıtır pıtır emekleyen bir minnoşa dönüştüren onca zaman bu kadar hızlı akıp gitmiş olamaz. Ne mutlu bana ki zaman bize fark ettirmeden akıp giderken fotoğraflarımda saklayabiliyorum seni. Dönüp bakabiliyorum istediğim zaman o küçücük ellerine, şimdi cicili ayakkabılarla üzerine bastığın, doğduğunda ısırmak istediğim çıplak ayaklarına.

Doğum günün kutlu olsun bebeğim. Sağlıkla büyü. Hep gülücükler olsun hayatında. Tatlı ailenle birlikte nice güzel yaşlara…

Barın

Barın’ın doğumundan haftalar önce annesi Gülüm’le telefonda konuşmuştuk. Doğum çekimini kesinleştirdikten sonra bir de baby shower çekimi yaparız diye planlar yaparken aceleci kuzucuk hayata bir an önce merhaba demek için çalışmalara başlayıverdi. Gülüm’ün sancıları çok erken bir zamanda başladı, neyse ki hastanede yapılan müdahalelerle ilerlemesi durduruldu. Ama biz ne hamile ne baby shower çekimi yapabildik. O günden itibaren dualarımız Barın’ın zamanında ve sağlıklı olarak doğması içindi.

Her şey yolunda gitti ve Barın sağlıklı bir şekilde dünyaya geldi. Onun doğumuyla ben de bazı ilklere imza attım.

Bunlardan birincisi uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü gerçekleştiremediğim bebeklerim için web sitesi projesiydi. İlk sayfam Barın için oldu: www.miniksite.com/barin Bundan sonra fotoğrafını çektiğim her bebeğim için bir sayfa yayınlayacağım. Böylece aileler bebeğin ilk fotoğraflarını sevdikleriyle paylaşma fırsatı bulacak. Bebek için güzel dileklerini bırakmak isteyenler de yorum alanını kullanabilecek.

İkinci yenilik ise bebeğin doğum haberinin sms ile eşe dosta duyurulmasıydı. Gülüm ve Uluç bana doğumdan önce duyuru yapmak istedikleri kişilerin telefon numaralarını verdi. Bebek doğduktan birkaç saat sonra doğum haberini ve Barın’ın web sitesini sms ile paylaştık. Sms metnine onlar karar verdi :)

Bebek güzel, aile güzel olunca fotoğraflar da haliyle güzel oldu.

Barın’ın bir de dünya tatlısı teyzesi var. Çok şanslı bir küçük bey kendisi :)

Barın’a güzel ailesi ve tüm sevenleriyle birlikte sağlıklı, mutlu ve uzun bir ömür diliyorum.

Gülümseyen bebek Azra :)

Canım arkadaşım İlhan, bebek bekledikleri haberini bana verdiğinde “fotoğraflarını da sen çekersin” demişti. O gün şaka gibi bahsetmiştik bundan. Tuğba ile doğuma dair heyecanlı konuşmalar, yazışmalarla geçen haftalardan sonra gün geldi. Heyecanlı bir bekleyişin sonunda, bir cumartesi gününün akşamında, saat 21:15’te Azra Hanım dünyaya gözlerini açtı.  Doğar doğmaz ağladı ama sonrasında gülücükler atmaya başladı etrafına, hepimiz şaşkınlıkla izledik camın ardından.

O gülümsedikçe bizler de gülümsedik :)

Ertesi gün de durum değişmemişti, ara ara gülücük dağıtmaya devam etti Azracık. Fotoğraflarını düzenlerken o gülümseyen yüzünü görmek beni nasıl neşelendirdi anlatamam. Fotoğraflardan ayrılmak zor oldu benim için.

Dünya tatlısı Azra, yüzün hep böyle gülsün. Sağlıklı, mutlu ve uzun bir ömrün olsun güzel ailenle birlikte.

Can

Hesapta çekim yapmak yokken bir telefonla ve bir doğum haberiyle güne başlamak… O gün erken gelmeye karar veren bir miniğin doğumunu çekemeyecek olan bir doğum fotoğrafçısı arkadaşımın yerine hastaneye koştum. Aceleci ufaklık sağlıklı bir şekilde dünyaya gözlerini açtı. Ertesi gün de çekime gittim ve biraz daha değişmiş buldum Can’ı. İlk gün cin gibi gözleriyle etrafı seyreden Can, ikinci gün uyuyarak poz verdi bana.

Bir de tatlı bir tesadüfle karşılaştım bu çekimde. Bekleyiş anlarında ara ara “bu babayı bir yerden tanıyorum sanki” dedim kendi kendime. Sonra nedense sormayı unuttum. Meğer Boğaç ile aynı okuldan mezunmuşuz. Farklı bölümlerde olsak da yüzünün tanıdık gelmesi bundanmış.

Dünya tatlısı Can’a, güzel ailesiyle birlikte sağlıklı, mutlu ve uzun bir ömür diliyorum.

iyi ki doğdun Aydişkom :)

İlk fotoğrafını çektiğimde daha mini minnacıktı. Emzirme Reformu grubunun bir etkinliğinde tanışmıştık tatlı annesiyle o gün. 6 aylıktı, annesinin kucağında gülücükler saçıyordu. Sonra birkaç kez daha biraraya geldik ve ben Ayda’nın değişik zamanlarda fotoğraflarını çekerek büyümesini belgelemiş oldum. İnsan fotoğraflara bakınca bildiği bir gerçeğin farkına varıyor iyice. Şimdi yazmaya ara verip ilk çektiğim fotoğrafına baktım da, ne çabuk geçmiş zaman, nasıl da büyümüş kuzucuk.

Geçen hafta dünya tatlısı Peri Ayda’nın doğum günündeydim. Annesi özenle hazırlamıştı detayları. Nasıl hazırladığını da anlatmış blogunda. Küçük peri kızı tam bir periydi gerçekten. Kıyafetiyle göz kamaştırdı, yaptığı şirinliklerle herkes ona bayıldı. Bir ara partide 19 çocuk vardı. Tam bir curcuna, tam bir çocuk doğum günü partisiydi. Herşey çok güzeldi.

Akşam üzeri misafirler gittikten sonra aile büyükleriyle ikinci bir kutlama daha gerçekleşti. Aydacık uykusuzluğuna rağmen hiç huysuzluk yapmadan partiye katıldı, pıtır pıtır emekledi. Bir ara baktım mutfakta elma kemiriyor. Şu elma kurdunun şirinliğine bakın :)

Küçük tatlı Peri Aydişkom, nice sağlıklı ve mutlu yıllar diliyorum sana. Güzel ailenle çok güzel doğum günleri kutlayın, yüzünüz hep gülsün, mutlu beraberliğiniz uzuuuun yıllar devam etsin. Gamzeli yanağına kocaman bir öpücük kondurmak istiyorum seni her gördüğümde ama tutuyorum kendimi. Uzaktan öpücüklerimi yolluyorum. Anneciğin benim yerime öpsün koklasın seni :)

Duru

Duru’nun doğumunun üzerinden neredeyse 40 gün geçtikten sonra yazıyorum. Genelde vakitsizlikten ya da benim ihmalimden yazılarım gecikiyordu ama bu kez özellikle bekledim. Duru doğmadan önce hastane çekiminin ardından evde de çekim yapmak için sözleşmiştik. Ev çekimimizin tarihi gecikince ben de yazıyı herşey bittikten sonra yazmak istedim.

Duru normal doğumla dünyaya geldi. Girdiğim tüm normal doğumlarda annelerin sancılarını azaltabilecek sihirli bir gücüm olsa, elimi annenin karnına koysam ve çektiği acıyı azıcık da olsa hafifletebilsem, birazını kendime alabilsem diye düşünürüm. Yeşil Yol filmindeki John Coffey karakterinin özel güçleri aklıma gelir hep. Duru’nun doğumunda da aynı şeyler aklımdan geçti. Hatta belki inanmayabilirsiniz ama karnıma ağrılar girdi bir kenarda beklerken. Epidural anestezinin etki göstermediği durumlar da olabiliyormuş ve bunu o gün öğrendim.  Ara ara gidip Şeniz’in saçlarını okşadım, yapabilmesi için ona güç vermeye çalıştım. Elimden gelen sadece bu kadardı, keşke sihirli güçlerim olsaydı. Sonuçta bebeğimiz Duru çok sağlıklı bir şekilde dünyaya gözlerini açtı. Hem de babaannesinin doğum gününde, anne ve babasının nişan yıl dönümünde! Ailede kutlanacak günlere bir yenisi daha eklendi :)

Aradan 1 ay geçtikten sonra bu kez evde bir çekim yaptık.

Duru’nun yakışıklı kuzeni Doruk da evdeydi o gün.

Kameramı bir Duru’ya bir Doruk’a çevirmekten başım döndü :) Hangisini çeksem diye şaşırdım, ikisi de çok tatlıydı ve bana çok güzel pozlar verdiler. Mutluluk dolu bir gündü.

Hem Duru’ya hem de Doruk’a tatlı aileleriyle birlikte sağlıklı, mutlu ve uzun bir ömür diliyorum.

O gün çekimden önce ailece Boğaziçi Üniversitesi’ne gitmiştik. Güzel havanın keyfi benim için kısa sürse de Ozan açık havada mışıl mışıl uyudu. Bu kareler de o keyif anlarından gelsin :)