iyi ki…

Bugün 21 Haziran. En uzun gün… Ve benim için en güzel gün… 3 sene önce Ozan’ı ilk kez kucakladığım, dokunduğum, kokladığım, öptüğüm gün…

Canım oğlum için söyleyecek çok şeyim var ama bir o kadar da yetersiz kelimeler. Geçenlerde Aslı instagram’da dünya tatlısı kızının bir fotoğrafının altına şöyle yazmıştı:

Seninle her günüme şükran güzellik.

Tatlı bir fotoğrafın altında çok doğru bir söz. Sevdim çok.

Şükretmeyi tek hatırladığım anların Ozan’a baktığım anlar olduğunu itiraf ediyorum. Hayatımın diğer parçalarından memnun olmadığım anlamına gelmesin bu. Evet her anımıza şükretmek gerektiğini biliyorum. Ama oğluma baktığım ya da onu düşündüğüm zamanlar aklıma gelen tek şey şükretmek, kalbime dolan ise büyük bir pırpır. Ve her zaman olmasa da bazen gözüme dolan damlalar…

Bebeğim, kuzucuğum, fındık farem, küçük dikenli kirpim, yumuşak tüylü pandam, bu sabah mayonu giyip yanıma gelip söylediğin gibi mayo giymiş penguenim… Sen benim küçük tatlı şeyimsin. Hayat seni hep güzel şeylerle karşılaştırsın. Ben senin sadece sağlıklı olmanı diliyorum. Bir de bugün Özge’nin dilediği bir şeyi ekliyorum:

“gözlerinin içi hep gülsün… mucizelere ve iyi kalpli olmaya inan…”

Seni seviyorum. İyi ki…

Bir İstanbul Hatırası :)

Sanırım 15 sene önce tanıştım internetle. İnternetin hayatıma çok güzel insanları dahil etmemi sağlaması ise son 2 seneye dayanıyor. Yani benim için 15 senedir var olan internet son 2 senedir farklı bir anlam taşıyor. O kadar farklı, iyi, güzel, dünyaya bakışımı değiştiren, yüzümü güldüren insanlarla tanıştım ki hayatıma giren bu yeni insanları çok seviyorum. Ve değişen hayatımı da…

İnternet aleminin anneler dünyasıyla birlikte tanıştığım, sonra çok güzel işlere muhteşem bir ekiple birlikte imza atmamı sağlayan bir anne var hayatıma giren. O kişi artık sadece bir internet annesi değil benim için, çok sevdiğim bir dost. Blogcu anne olarak tanıdım Elif’i, 2 gün önce ise en güzel günlerinden birinde beraberdik. Kız kardeşi Ece’nin nişan fotoğrafları çekimi için yanlarındaydım. Sadece çekim için oradaymışım gibi hissetmedim hiç. Sanki aileden biri gibi kutlamanın içindeydim. Gecenin sonlarına doğru gözlerimin dolduğunu itiraf etmeliyim.

Ece ve Filipe gördüğüm en tatlı çiftti desem yalan olmaz. Akşamki parti öncesi sahile gidip eğlenceli bir çekim yaptık. Filipe’in kardeşi Anna ve arkadaşı Andre de bizimleydi. Güler yüzlü insanlarla çekim yapmak ayrı bir mutluluk. Ece’nin çekim konusunda başta çok istekli olmadığını biliyorum ama umarım onun için de güzel bir anı olmuştur. Zaten buna nişan çekimi değil, “Bir İstanbul Hatırası” diyelim dediğimde Ece’nin yelkenleri suya inmişti. Ece ve Filipe bundan sonra Portekiz’de yaşayacak. Fenerbahçe sahilde çektiğimiz bu fotoğraflar onlara buradaki güzel anılarını hatırlatacak.

Biraz da gecenin kalanından fotoğraflar paylaşayım. Benim için farklı bir tecrübe oldu. Hiç böyle bir parti ortamında gece çekim yapmamıştım. Yeni şeyler öğrendim, araştırmak istediğim teknik konuları not aldım. Ve tabii ki çok eğlendim.

Ece ve Filipe’e ömür boyu mutluluklar diliyorum. Hep böyle ♥ aşk ♥ dolu baksınlar birbirlerine ve yeni hayatları muhteşem olsun.

Enes ve Eren 4 yaşında!


Çok sevdiğin ve bir zamanlar çok sık görüştüğün arkadaşlarını bir zaman sonra hiç göremez olmak ama 5-6 sene (belki de daha fazla) geçtikten sonra bile araya o kadar süre hiç girmemiş gibi muhabbet edebilmek, gülebilmek, güzel anlarını paylaşmak istemek… hem de hayatlarımızda çok şey değişmesine rağmen. Ne güzel şey kaldığın yerden devam edebilmek…

Ekin ve Yasin, iyi ki çocukların fotoğrafını çeker misin diye sordunuz ve o şenlikli kutlama gününde beni çağırdınız. Yoksa araya daha ne kadar zaman girerdi ve belki de çocuklardan birinin düğününde görüşürdük. Fotoğraf bahane, eski dostlarla ve yeni miniklerle görüşmek şahane :)

Enes ve Eren, iyi ki doğdunuz. Nice sağlıklı ve mutlu yıllar diliyorum size. Çok çok görüşelim bundan sonra tamam mı? :)  Kocaman öpücükler benden o güzel yanaklarınıza.

iyi ki doğdun Lara :)

Laracık,

Bu yazı senin için. Çok zor kelimelere dökmek hislerimi. Geçen sene de zor olmuştu. İlk kez bir bebeğin doğumuna şahit oldum sayende. Ben de bir anneyim, oğlumun doğduğu anı gördüm ama hikayenin ana kahramanı olmak başka, izlemek başka. İzlerken fotoğraf çekmek bambaşka. Kalbimin pır pır atışını, ya oracıkta heyecandan küt diye düşüp bayılırsam korkusuyla bütün gece uyuyamayışımı, senin sağlıkla gelmen için dua edişimi, anneni doğuma uğurlayışımızı, herkesin heyecanla seni beklemesini unutamayacağım. Her anını hem hafızamda hem de fotoğraf karelerimde saklayacağım o günün. Hala bütün detayları çok net hatırlarken sen ne zaman 1 yaşına geldin? Seni yumuk gözlü halinden pıtır pıtır emekleyen bir minnoşa dönüştüren onca zaman bu kadar hızlı akıp gitmiş olamaz. Ne mutlu bana ki zaman bize fark ettirmeden akıp giderken fotoğraflarımda saklayabiliyorum seni. Dönüp bakabiliyorum istediğim zaman o küçücük ellerine, şimdi cicili ayakkabılarla üzerine bastığın, doğduğunda ısırmak istediğim çıplak ayaklarına.

Doğum günün kutlu olsun bebeğim. Sağlıkla büyü. Hep gülücükler olsun hayatında. Tatlı ailenle birlikte nice güzel yaşlara…

iyi ki doğdun Aydişkom :)

İlk fotoğrafını çektiğimde daha mini minnacıktı. Emzirme Reformu grubunun bir etkinliğinde tanışmıştık tatlı annesiyle o gün. 6 aylıktı, annesinin kucağında gülücükler saçıyordu. Sonra birkaç kez daha biraraya geldik ve ben Ayda’nın değişik zamanlarda fotoğraflarını çekerek büyümesini belgelemiş oldum. İnsan fotoğraflara bakınca bildiği bir gerçeğin farkına varıyor iyice. Şimdi yazmaya ara verip ilk çektiğim fotoğrafına baktım da, ne çabuk geçmiş zaman, nasıl da büyümüş kuzucuk.

Geçen hafta dünya tatlısı Peri Ayda’nın doğum günündeydim. Annesi özenle hazırlamıştı detayları. Nasıl hazırladığını da anlatmış blogunda. Küçük peri kızı tam bir periydi gerçekten. Kıyafetiyle göz kamaştırdı, yaptığı şirinliklerle herkes ona bayıldı. Bir ara partide 19 çocuk vardı. Tam bir curcuna, tam bir çocuk doğum günü partisiydi. Herşey çok güzeldi.

Akşam üzeri misafirler gittikten sonra aile büyükleriyle ikinci bir kutlama daha gerçekleşti. Aydacık uykusuzluğuna rağmen hiç huysuzluk yapmadan partiye katıldı, pıtır pıtır emekledi. Bir ara baktım mutfakta elma kemiriyor. Şu elma kurdunun şirinliğine bakın :)

Küçük tatlı Peri Aydişkom, nice sağlıklı ve mutlu yıllar diliyorum sana. Güzel ailenle çok güzel doğum günleri kutlayın, yüzünüz hep gülsün, mutlu beraberliğiniz uzuuuun yıllar devam etsin. Gamzeli yanağına kocaman bir öpücük kondurmak istiyorum seni her gördüğümde ama tutuyorum kendimi. Uzaktan öpücüklerimi yolluyorum. Anneciğin benim yerime öpsün koklasın seni :)

iyi ki doğdun Derin!

Geçen hafta bol çocuklu (tam 15 tane :)) ve şenlikli bir doğum günü partisine davetliydik Ozan’la. Blogcu Anne Elif’in küçük oğlu Derin’in 1 yaş doğum günü kutlamasıydı. Ozan, evde yapılan doğum günü kutlamalarına bayılıyor çünkü keşfedilecek yeni bir ev ve değişik oyuncaklar çok ilgisini çekiyor. Bu partide Ozan’ın keyfine diyecek yoktu, hiç sıkılmadı. Ozan’la birlikte gittiğim doğum günü partilerinde genellikle fotoğraf makinamı yanıma almıyorum çünkü onunla ilgilenmekten fooğraf çekmeye fırsat bulamıyorum. Ancak bu kez Ozan’ın bakıcısı da bizimle gelince bazı anları yakalama fırsatı buldum. İşte o anların bir kısmı aşağıda. Bilgisayarınızın sesini açmayı unutmayın :)

Ve tabii ki tatlı Derin’e tekrar sağlıklı ve mutlu nice yıllar diliyorum, güzel ailesiyle birlikte… Unutmadan Elif’e de kocaman bir teşekkür. Hem bu güzel günü bizimle paylaştığı hem de Derin’e hediye almak yerine davetlileri Down Sendromu Derneği‘ne bağış yapmaya yönlendirdiği için.

Doruk 2 yaşında!

Blog yazılarımı bir düzene oturtamadım gitti. Zaman çok hızlı akıyor, yetişemiyorum. Bazen ne yaptım diye düşünüp bakınca koca bir hiç gibi geliyor. Ne zamandır aklımda olan Doruk’un doğum günü kutlamasını yazmadan bugünü bitirmek istemiyorum. Doruk oğlumun kankası :) Benim 2 sene önce annesinin blogunu okur okumaz sevdiğim gibi Ozan da Doruk’u görür görmez bayıldı, kanka oldular. İlkay’ın blogunu koca göbeğimle internette annelikle ilgili bir şeyleri araştırırken bulmuştum ve ilk keşfettiğim anne bloguydu. 2 sene sonra tanışacağımızı kim bilebilirdi :)

Önce onlar bize geldi, sonra biz onlara gittik. O günden sonra Ozan her arabaya bindiğinde “Doyuklaya gidiyos” cümlesini kurar oldu. Çok güzel oynadılar, birbirlerini hırpalamadan, zarar vermeden, hem de oyuncaklarını birbirlerinden kıskanmadan! Bu son durum inanılmazdı çünkü bu yaştaki çocuklar herşeyi sahiplenmeye bayılıyorlar ve paylaşmıyorlar. Hele bir de birbirlerinden ayrılışları vardı ki, o anı kayıtlara sadece yazıyla geçiriyor olmak üzücü. Öpüşerek vedalaştılar :)

İlk buluşma gününde İlkay’la o kadar muhabbete dalmışız ki ben fotoğraf makinamı son dakikada çıkarıp çekmeye karar verince şu kareleri yakalayabildim sadece.

Haftalar sonra Doruk’un doğum gününde tekrar biraraya geldik. Ozan’la ilgilenmekten çok fazla fotoğraf çekemedim ama güne dair birkaç güzel kare yakalayabildim. 5 tane daha tatlı anneyle tanıştım. Güzel bir gün, güzel bir kutlama oldu. Çocuklar da eğlendiler.

Dorukcuğuma nice mutlu ve sağlıklı yıllar diliyorum. Gülücüklerle büyüsün, hayatta hep iyi insanlarla, güzel dostlarla karşılaşsın.

iyi ki doğdun Irmak!

Geçen yıl 19 Şubat Cuma gününe denk geliyordu. O günün akşamında işyerinde aynı masa etrafında çalışan herkese birden bir mesaj geldi. Güzel bebişimiz Irmak’ın doğumunu müjdeleyen bir mesajdı bu ve hepimiz şaşkınlık, heyecan, tedirginlik ama mutlulukla dolu bir telaşa kapıldık. Şeyda’yı 1 hafta önce doğum iznine gönderdiğimiz için bebeğin doğumuna daha birkaç hafta var diye düşünüyorduk ama Irmak Hanım aceleci çıkmıştı. Bebeğin ve annesinin sağlıklı olduğunu öğrenince işi gücü bırakıp sevince boğulmuştuk. Cuma gecesi hesap kitap yapmaktan daha önemli şeyler olduğunu hatırlatıyordu Irmak belki de bize. Bir hayat vardı dışarda, hayata merhaba demek için acele eden bir minik kalp vardı, onu heyecanla bekleyen bir ailesi vardı. Sağlıkla dünyaya geldi, hızlıca büyüdü, güzel bir prenses oldu.

Bu yıl 19 Şubat’ta Irmak’ın 1 yaş doğum günü partisinde beraberdik tüm dostlar. Bol çocuklu, şenlikli bir kutlama yaptık. Narin kızımız Irmak başta nazlansa da bir ara kollarıma geldi ve kendisini sevip koklama fırsatını buldum. Güzel prensesim, daha nice sağlıklı ve bol kahkahalı doğum günleri diliyorum sana. Umarım her doğum gününde birlikte oluruz ve annenle “ne çabuk büyüdüler, daha dün kucağımızdaydılar” cümlesini mutluluk içinde söyleriz.

iyi ki doğdun Mert!

Üniversiteden mezun olduktan sonra çalışmaya başladığım ilk şirket benim için unutulmaz anılarla doludur. Ve güzel arkadaşlarla. Sanki okulun devamı gibi hissetmiştim ilk gün. Benzer okullardan mezun olmuş 30 civarı kişiydik yanlış hatırlamıyorsam. Hep birlikte bir süre eğitim aldıktan sonra çalışmaya başlamıştık. Yoğun bir tempoyla çalışsak da işyerinde kakara kikiri yapabileceğin arkadaşlarının olması güzel bir şey.

O yıllardan tanıdığım ve çok sevdiğim arkadaşım Seda’nın oğlunun 1 yaş fotoğraflarını çekmek benim için büyük mutluluktu. Gençliğimizde(! :)) birlikte gezip, tozup, eğlenmiştik. Sonra bir süre görüşemez olmuştuk hayatın koşturmacası içinde. Ama birbirimizin haberlerini alıyorduk görüşemesek de. Yıllar sonra tekrar buluştuk dünya tatlısı Mert’in doğum günün sayesinde. Sanki hiç bir şey değişmemiş gibiydi. Sadece ikimiz de anne olmuştuk. Konuştuk, konuştuk ama doyamadık. Yakın zamanda Mert ve Ozan’ı tanıştırma planları yaptık hemen.

Fotoğraflar için söyleyecek söz yok. Model muhteşem olduğu için hepsi birbirinden güzel oldu. Mert emekleme konusunda iyice uzmanlaşmış, hızına yetişmek imkansız. Kendisini çoğu kez bana arkasını dönmüş kaçarken yakaladım :)

Mert’in yanında zamanın nasıl geçtiğini anlamamışım. Çocuklarla çalışmayı bu yüzden seviyorum.

İyi ki doğdun Mert. Sağlıkla büyümeni ve daha nice mutlu doğum günleri geçirmeni diliyorum. Kocaman, tatlı ailenle birlikte…

Not: Mert’in fotoğraflarını aile izni olmadığı için paylaşamıyorum. Sadece arkadan çektiğimi zannetmeyin :)

Ayda Sultan’ı beklerken…

En sevgili arkadaşlarımdan biri daha bebek bekliyor. Çok heyecanlıyız tüm kızlar! Aslı’yla aylardır çok düzenli olmasa da çekimler yapıyoruz. Her ay karnının büyümesini çekmek istemiştim ama çeşitli sebeplerle düzenli olarak biraraya gelemedik maalesef. Yine de bir gelişim sürecini belgeleyebildim.

Geçtiğimiz haftasonu Aslı’nın doğum öncesi son pozlarını çektim. Bu kez babamız da vardı karelerde. Parkta çok güzel bir çekim oldu.

Düzenlediğimiz sürpriz baby shower’ın cingöz anne adayımız tarafından anlaşılmış olması hiçbirimizi şaşırtmadı. Neyse ki sadece eve girerken anlamış, öncesinde kandırmayı başarabildik. Eğlenceli bir gündü. En çok da hepimizin karnına balon sokup koca göbekli sahte hamişlere dönüştüğümüz anda eğlendik. Uzun zamandır bu kadar gülmemiştim. Fikir babası Özgür’e teşekkürler :)

Günün süsleri ve Emel’in muhteşem kurabiyeleriyle kapanışı yapalım. Ayda Sultan, böyle çılgın teyzelerin var. Aramıza gelmeye hazır mısın? Seni büyük bir heyecanla bekliyoruz. Sağlıkla gel küçük tatlı şey.